Önsöz
“Işık nedir?” sorusunun araştırılması doğa bilimlerine aittir ancak “Işık nasıl yayılır?” sorusu ise, ışığın doğrular boyunca yayılıyor olması nedeni ile matematiksel bilimlerin bilgisini gerektirir.
Bu kitapta Güneş’in ve Ay’ın yaydığı ışık kavramlarından yola çıkarak insanlığın matematik bilimiyle oluşturduğu yapay ışıkları derinlemesine inceleyeceğiz. Kitaba başlamadan önce okuyuculara söyleyebileceğim en temel bilgi “Işık” ile “Aydınlatmayı” tamamen ayırmaya çalışıyor olacağımızdır.
Işık ya da ışık kaynağı bizim için bir aydınlatma aracı olacaktır. Doğrusal ışık, optik, yansıma, gibi kavramları bu işin uzmanları matematik ve fizikçilere bırakarak, kitabın ilk bölümlerinde aydınlatmadan ve aydınlatmanın bize; mekânlarımızda nasıl bir gizleme, süsleme, bilgilendirme, etkileme, heyecanlandırma, çekici ve uyarıcı olma özelliklerini katacağını araştıracağız. Daha sonra ışığın niteliği ve niceliğinin insanda uyandırdığı duygular üzerine yoğunlaşacak ve temelinde insan olan “İnsan Odaklı Aydınlatmaları” irdeleyeceğiz. Kitabın ilerleyen bölümlerinde aydınlatma mühendisleri ve tasarımcıları için aydınlatma terminolojisi ve analizler yer alacaktır.
İnsan; Dünya’nın varoluşundan itibaren bir aydınlık içinde olmuştur. Bu süreç Güneş’in Dünya’yı aydınlatması ile başlayıp, daha sonra insanlığın orman yangınları ve yıldırımları görerek tesadüfi bir şekilde ateşin varlığını keşfetmesiyle devam etmiştir.
Sonrasında mum, gaz yağı ve bilimin gelişmesiyle 16. yy sonlarına doğru elektrik ve ardından 19. yy sonlarında ampul icat edilip bugünkü süreçlere gelinmiştir. Nihayetinde insanlık gündüzleri aydınlık, geceleri karanlıkta kalma zorunluluğundan kurtulmuş ve istenilen her an istenilen aydınlık seviyesine sahip olabilme başarısını elde etmiştir.
İşte tam bu noktada, yapay aydınlatmanın artık bizi sadece karanlıktan kurtaran değil de, hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve hep olacağını anladığımızda, bu aydınlatmayı insan için nasıl daha faydalı hale getirebileceğimiz araştırılmaya başlandı.
Bilim insanlarının, mimarların ve aydınlatma tasarımcılarının üzerinde düşünmeye ve geliştirmeye başladığı yapay aydınlatmanın, insan üzerindeki etkileriyle ilgili ciddi çalışmalarla, ilk kez 2000’li yılların başında karşılaşıyoruz. Tabii hızla artan dünya nüfusu ve ihtiyaç duyulan enerji ile birlikte tasarruflu ve ekonomik aydınlatma da gündemimize geliyor.
Son olarak kitabımızın içeriğinde en önemli paya sahip olan, hemen hemen hepimizin duyduğu LED ve onun teknolojik gelişimi, aydınlatmanın belki de 200 yıllık tarihini nasıl yerle bir edip günlük hayatımıza girdiğini, aydınlatmaya bakışımızı, onunla neler yapılabileceğini ve insana nasıl dokunabileceğini gösteren teknolojiyi inceleyeceğiz.
Doğru ışıkta, doğru zamanda, her şey olağanüstüdür…
Aaron Rose



