Homojenite
Kitabımızın şuan ki bölümüne kadar bir mekân için, doğru aydınlatma seviyeleri (lux), doğru ışık sıcaklığı (kelvin) ve doğru renksel geriverim indeksi (cri) değerlerinden bahsettik. Tüm bu değişkenlerin aydınlatması yapılacak mekânda etkisini belirleyen son öğe ise homojenite olarak karşımıza çıkıyor.
Homojenite; bir ortamın aydınlatmasındaki, asgari aydınlatma seviyesinin ortalama aydınlatma seviyesinden en fazla üçte iki oranında küçük olmasıdır. Örneğin; 500 lux ortalama aydınlık seviyesine sahip bir mekânın her noktasından alınan değerler karşılaştırıldığında, en az aydınlık değeri olarak 350 lux olmalıdır.
Homojenite’yi etkileyen temel bileşenler ise;
- Işık kaynağının toplam ışık akısı
- Işığın dağılım eğrisi
- Ortamın yansıtma katsayısı
- Aydınlatma yöntemi (direkt/endirekt)
Eğer toplam ışık akısı yüksek ve dar açılı lens kullanılmış bir armatür ile ortam aydınlatması yapmaya çalışırsak elde edeceğimiz sonuç; armatür altındaki ışık miktarı ile 1-2 metre yanındaki ışık miktarı arasında yaklaşık 2 kat fark olacağıdır. Bu nedenle bir mekânı aydınlatırken mümkünse yüksek ışık akısına sahip az sayıda armatür yerine daha düşük ışık akısına sahip çok sayıda armatür ve dar açılı lens yerine geniş açılı lens kullanımı homojeniteyi sağlayıp, gölgelenmeleri azaltacaktır.
Aynı şekilde ortamın yansıtma değerleri de homojeniteyi etkileyen bir diğer faktördür. Aydınlatma yapılacak ortamın duvar, tavan, zemin gibi yüzeylerinin parlaklık seviyeleri, üzerlerine düşen aynı şiddetteki ışığı daha az ya da fazla yansıtarak ortamda gölgelenmeler yapabilmektedir. Bir ortamdaki aydınlık düzeyi, göz tarafından doğrudan doğruya görülemez. Ancak, bu aydınlık düzeyinin etkilediği yüzeyler, ışık yansıtma çarpanları ve aydınlık düzeyinin değerine bağlı olarak, az ya da çok ışıklı olarak görülürler. Başka bir deyişle, görülen aydınlık düzeyi değil, parıltıdır. Örneğin yazı tahtası üzerindeki tebeşir çizgisi daha parlak, daha ışıklı görülür. Bunun nedeni, aynı aydınlık düzeyinin etkisinde bulunmalarına karşın, beyaz çizginin ışık yansıtma çarpanının, siyah yazı tahtasının ışık yansıtma çarpanından daha büyük olmasıdır.
Son olarak homojen bir aydınlatma için seçilen armatürün direkt ya da endirekt olması, ortamda bulunan çarpanlar ( mobilyalar, kolonlar, kirişler vb.) nedeni ile kırılmalar yaşayarak görünmez olabilirler, bu durumda ortam için gerekli toplam ışık akısını sağlamış olsak bile homojen ışık dağılımı olmadığı için ortamda gölgeler oluşacaktır.
Tabii, gölgelerden şuana kadar istenmeyen görsel olarak bahsettik fakat bazı durumlarda özellikle mimari açıdan talep edilen bir durumdur. Hatta tarihi yapılarda, müzelerde veya mağazalarda özellikle gölgeleme çalışmaları yapılarak ortaya çıkarılmak istenen nesne ya da objenin üzerinde ışık yoğunluğu sağlamak için “sert/yumuşak gölgeleme ya da saydam/kara gölgeleme” teknikleri uygulanmaktadır.
Homojen aydınlatma kavramı ile birlikte ele alınması gereken bir diğer kavram “Düzgünlük” tür. Düzgünlük, aydınlatılmış yüzeylerde minimum aydınlığın ortalama aydınlığa bölümü ile ifade edilir. U0 simgesi ile gösterilir.
Düzgünlük (U0) değeri, mevcut aydınlatma düzenine göre hesaplamalar sonucu ortaya çıkan minimum aydınlık (Emin) değerinin ortalama aydınlık değerine (Eavg) bölünmesiyle bulunur.
Düzgünlük değeri, aydınlatma armatürünün tipine, sayısına, ışık açısına ve montaj konumuna göre belirlenmektedir.
Çalışma ortamlarında 0,60‘tan büyük düzgünlük değerleri önerilmektedir. Çünkü bu seviyenin üstünde insanlar ışık seviyesindeki değişimini fark etmemekte, kendilerini daha rahat hissetmektedir.
Homojen Işık Dağılımı Sağlanmış Ofis
Yol aydınlatmalarında düzgünlüğün düşük olması sebebiyle aydınlatmanın homojenliği bozulacak yol üzerinde çok parlak ve çok karanlık noktalar oluşacaktır. Parlaklığın bu şekilde sıklıkla değişken olması, sürücüde göz yorgunluğuna ve strese yol açacaktır. Bu da dolaylı yoldan trafik güvenliğini tehlikeye atacaktır. Yol aydınlatmalarında böyle bir durumdan kaçınmak için yol aydınlatma sınıfına göre 0,35 ya da0,40‘tan büyük ortalama düzgünlük değerleri istenmektedir.
Aydınlatılmış ortamlarda, herhangi bir ışık kaynağının arızalanması sonucunda minimum aydınlık değeri ve buna bağlı olarak ortalama düzgünlük değerinde düşüş görülebilir.



